ELEKTRİK ŞEBEKELERİNDE
REAKTİF GÜÇ KOMPANZASYONU
Dünyamızın son
yıllarda karşı karşıya
kaldığı enerji krizi,
araştırmacıları bir yandan
yeni enerji kaynaklarına yöneltirken diğer yandan
daha verimli sistemlerin
tasarımlanması ve kurulmuş
olan enerji kaynaklarının en verimli şekilde
kullanılması yönünde çalışmaların yoğunlaşmasına neden olmuştur.
Bilindiği gibi
sanayileşmenin ana girdilerinden başta geleni elektrik
enerjisidir. Elektrik enerjisinin
kullanıma;
·
Kaliteli
·
Sürekli
·
Yeterli
·
Ucuz
olarak sunulması
esastır. Oysa ülkemizde
özellikle 1973 yılında
baş gösteren petrol
krizi nedeniyle bu
4 özelliğin sağlanmasında güçlüklerle
karşılaşılmıştır. Petrol krizi
yanında ülkemize has
bazı hususlarda eklenince
önce enerji yetmezliği
bununla beraberde güç
yetmezliği baş göstermiştir. Bu yetmezliklerin olumsuz
etkilerini gidermek üzere;
·
İleri saat rejimi (Halen sürmektedir.)
·
Frekans ve gerilim
düşürülmesi (1974’ten sonra uygulanmamıştır.)
·
Kesinti ve kısıntı (Halen sürmektedir.)
yöntemlerine başvurulmuştur. Bu arada TEK
tesislerine şönt kondansatörler yerleştirilmiştir.
Bu tedbir, reaktif
enerjinin tüketildiği yerde
üretilmesi gerektiğinden ancak
yerel bazı sağlayabilmiştir.
Elektrik enerjisinin, asrımızın en yaygın
kaynaklarından biri olarak
üretildiği, santralden en
küçük alıcıya kadar
dağıtımında en az
kayıpla taşımanın yolları
ve hesapları yapılmaktadır.
Dünyamızda elektrik
enerjisine ihtiyacın her
geçen gün biraz
daha artması, enerji
üretiminin biraz daha
pahalılaşması, taşınan enerjinin de kaliteli, ucuz ve
hakiki iş gören
aktif enerji olmasını
daha zorunlu kılmaktadır.
Güç sistemlerinde işletmeyi
kolaylaştırmak, verimliliği arttırmak
ve enerji tutumluluğunu sağlamanın en etkin
önlemlerinden birini Reaktif
Güç Kompanzasyonu oluşturmaktadır.
ALÇAK GERİLİMDE
KOMPANZASYON
Elektrik şebekelerinde abone gücü arttıkça
reaktif yüklerde çok
hızlı bir şekilde
artmaya devam etmektedir. Bunun neticesi olarak ta
güç katsayısı ( Cosj ) 0.50 – 0.80
arasında muhtelif değerlerde
seyretmeye başlamıştır.
Trafo merkezlerinde, hatlarda ve generatörlerde güçlerin artması; aktif
güç kadar ve
belki de daha önemli
miktarda reaktif güçlerinde
artmasına sebep olmuştur.
Aşırı yüklenmeler
ve gerilim düşmelerinin önlenmesi için, reaktif
yüklerin kompanze edilmesi
zorunlu hale gelmiştir.
Şehir şebekelerindeki örnekler göstermiştir
ki çıkış dağıtım fiderlerinde genelde
ortalama Cosj =
0.80’den küçüktür. Bazı hallerde
0.70’in altına düştüğü
görülmektedir.
Sanayi aboneleri
bulunmayan beldelerde reaktif
tüketimin artmasına sebep;
özellikle ticari ve sosyal
bölgeleri besleyen dağıtım
hatları ve trafo
merkezleri üzerindeki irili – ufaklı motor ve Neon
ışıklarının artmasıdır.
Sosyal hayatın
gelişmesi ile başlayan
refah; Buzdolabı, çamaşır
makinası, klima vs. gibi ısıtma,
havalandırma ve soğutma
cihazlarının kullanımını arttırmış
ve bu durum günümüzde reaktif
enerji tüketimini arttırmıştır.
Kompanzasyonda genel
kaide olarak en
gerçekçi yol; reaktif
akımlar kendilerini tüketen
cihazlara en yakın
noktada üretilmelidirler. Bu
durumda abonelerden başlayarak
dağıtım hatlarından itibaren
üretim kaynağına kadar
söz konusu cihazlar
için gerekli reaktif
enerji sistemden taşınmayacak ve bu sebeple;
·
Şebekedeki
güç kayıpları önemli
oranda azalacak,
·
Üretim ve dağıtım
sisteminin kapasitesi artacak,
·
Gerilim
düşümünün taşınan gücü
sınırladığı dağıtım hatlarında
enerji taşıma kapasitesi
büyük oranda artmış
olacaktır.
Günümüzde önemli
ölçüde artan aktif
ve reaktif güçler,
sistemde aşırı gerilim
düşümleri ve transformatörler ile generatörlerin aşırı
yüklenmelerine sebep olmaktadır.
KOMPANZASYONUN TÜKETİCİYE
FAYDALARI
Tüketici, tesisini
kurarken güç faktörünü
düzeltecek önlemleri alırsa
veya mevcut tesisin
güç faktörünü düzeltirse;
·
Gereksiz
yatırım yapmamış olur.
·
Kayıpları azalır.
·
Gerilim
düşümü azalır.
·
En önemlisi reaktif
enerji bedeli ödemez.
GENEL BİLGİLER
ZAHİRİ, AKTİF
VE REAKTİF DİRENÇ
Bir devrenin
zahiri direnci OHM
Kanununa göre bu
devreye tatbik edilen
gerilim ve geçen
akıma göre bulunmaktadır. Alternatif akımda zahiri
direnç Z’ nin
bir aktif ( R )
bir de reaktif ( X )
bileşeni bulunmaktadır.
_______
R
= UR / I Z = Ö R² + X²
X
= UB / I Z = U / I ( Ohm = V /A )
Bir elektrik
devresinin içerisindeki cihazlar
zahiri direnci teşkil
ederler ve akımın
gerilime göre faz
durumunu tayin ederler.
Bunun için 3
hal mümkündür:
1 -
Devredeki cihazlar sadece
omik değerdedir. ( Akkor
flamanlı lambalar )
Akım ve
gerilim vektörel olarak
aynı fazdadır.
2 -
Devredeki cihazlar endüktif (j) karakteristiktedir. Akım
vektörel olarak, gerilime
göre j açısı kadar geridedir.( Transformatörler, motorlar,
bobinler )
3 -
Devredeki cihazlar kondansatörler gibi kapasitif karakteristiktedir. Akım
vektörel olarak gerilime göre j açısı kadar ileridedir.
L =
indüktivite ( Henry ) [ H ] C
= kapasite ( Farad ) [ F ]
f =
frekans ( Hertz ) [ Hz ]
OMİK DİRENÇ
( Aktif Direnç )
Omik direnç
R, içerisinde bir
indükleme veya kapasite
olayı olmayan dirençtir. ( Akkor flamanlı lambalar, elektrikli
ısıtıcılar ) Bu direnç
efektif gerilim veya
akım değerlerinden R = U / I
olarak bulunur. Aktif
direnç içerisinden geçen
akımda aktif akımdır.
Ölçülen gerilim ve
akım efektif değerlerdir. Maksimum ani değerleri
bulmak için ölçülen
akım ve gerilimin
Ö 2 ~ 1.41
alınmalıdır.
ENDÜKTİF DİRENÇ
İçinden her
akım geçen telin
etrafında daima bir
manyetik alan mevcuttur.
Bir bobin halinde
sarılan telin manyetik
alanıda daha fazla
olacaktır. Böylelikle bobin bir
gerilim endükleyici özelliğine
sahiptir. Hareket halinde
bulunan elektronlar, sanki
yanındaki elektronlarla bir
yay vasıtasıyla bağlıymış
gibi bu bobin
uçlarına bir gerilim
tatbik edildiğinde ileri – geri harekete baţlarlar.
Bir bobinde
kendi kendine indükleme
olayı bu bobin
içindeki akımın akmasına
engel olacak şekilde
durum göstermektedir ve
gerilim ile akım
arasında bir faz
kayması mevcuttur.
Şebekeye bağlı
bir alıcı, eğer
bir motor, bir
transformatör, bir fluoresan
lamba ise, bunlar
manyetik alanlarının temini
için bağlı oldukları
şebekeden bir reaktif
akım çekerler.
FAZ FARKI
OLAN AKIMIN AKTİF
VE REAKTİF BİLEŞENLERİ
Gerilim ile
akım arasındaki faz
farkını akımı bileşenlerine ayırarak izah etmek
mümkündür.
I alternatif
akımın aktif = Iw , reaktif = Ib bileşenleri, birbirine
paralel bağlı aktif
ve reaktif dirençlerin
üzerinden geçen akımlardır.
Iw = U / R = I
. Cos j
________
I = U / Z = Ö Iw ² + Ib ² Ib = U / X = I
. Sin j
ZAHİRİ, AKTİF
VE REAKTİF GÜÇ
Elektriksel güç;
bir devreye tatbik
edilen gerilimle bunun
doğurduğu akımın bir
hasılatıdır.
Zahiri Güç S
= U . I ( VA )
Aktif Güç P
= U . Iw = U . I .
Cosj
= S . Cosj ( W )
Reaktif Güç Q
= U . Ib = U .I . Sinj = S . Sinj ( VAR )
P = S . Cosj ’ de
aktif güç zahiri
gücün Cosj ile
çarpılmasıyla elde edildiği
için Cosj ’ ye
aktif güç katsayısı veya kısaca
güç katsayısı adı
verilmektedir.
Aktif güç
ile zahiri güç
arasındaki açı, gerilimle
akım arasındaki aynı
faz açısı halde
Cosj ile
faz farkı ifade
edilebilir
.
Cosj = 1 ( Sadece
aktif güç mevcuttur. j = 0 derece )
Cosj = 0 ( Sadece
reaktif güç mevcuttur. j = 90 derece )
Santralde üretilen
bir enerji, aktif
ve reaktif akım
adı altında en küçük
alıcıya kadar beraberce
akmakta, iş yapmayan,
sadece motorda nagnetik
alan doğurmaya yarayan
reaktif akım, havai
hatta, trafoda, tablo,
şalterler ve kabloda
lüzumsuz yere kayıplara
sebebiyet vermektedir. Bu
kayıplar yok edilirse,
şüphesiz trafo daha
fazla motoru besleyebilecek bir kapasiteye sahip
olacak, bununla beraber
disjonktör ( kesici ) lüzumsuz yere büyük seçilmeyecek, kablo ise daha
küçük kesitte seçilebilecektir.
Daha ilk
bakışta reaktif akımın
santralden alıcıya kadar
taşınması, büyük ekonomik
kayıp olarak görünmektedir. Genellikle enerji dağıtım
şebekelerinde lüzumsuz yere
taşınan bu enerji,
taşınan aktif enerjinin
% 75 – 100’ü arasında tespit
edilmektedir. Bu reaktif
enerjinin santral yerine,
motora en yakın
bir mahalden gerek
kondansatör tesisleri, gerekse
senkron döner makinalar
tarafından temin edilmesiyle, santralden motora kadar
bütün tesisler bu
reaktif akımın taşınmasından, yükünden arınmış olacaktır.
I1 :
Zahiri akım I1 .Cosj : Aktif akım I1.Sinj : Reaktif akım
Santralden motora
kadar bütün hatlar,
tesisler ;
I
.Cosj + I .Sinj = Iaktif + Ireaktif akımının toplamı ile
yüklenmekte, motor ise
ancak P = U.I.Cosj aktif enerjiyi almaktadır.
REAKTİF GÜÇ
Akımın aktif
bileşeni ;
· Motorlarda mekanik gücü,
· Isıtıcılarda teknik gücü,
· Lambalarda aydınlatma gücünü
oluşturan faydalı bileşendir.
Akımın reaktif
bileşeni ;
· Jeneratör
· Transformatör
· Motor
· Bobin
gibi elektrik
cihazlarının çalışması için
gerekli magnetik alanı
meydana getirir.
Magnetik alanı
meydana getiren mıknatıslanma akımı endüktif ( geri –
fazda ) karakterde olup
şebekeden çekilir ve
akımın sıfırdan geçtiği
anda alan ortadan
kalkınca tekrar şebekeye
iade edilir. Bu nedenle
reaktif güç, üretici
ile tüketici arasında
sürekli olarak şebeke
frekansının 2 katı
bir frekansla salınır.
__
S = Ö 3 .U.I Görünen
güç
Aktif güçle,
aktif akım gerilimle
aynı fazdadır. Çekilen
güç endüktif ise
zahiri güç ile
I hat akımı gerilimden j açısı
kadar geri fazdadır.
U : Hat gerilimi
( Fazlar arası gerilim ) I : Hat akımı
S : Zahiri güç (
VA ) P
: Aktif güç ( W )
Q : Reaktif güç (
VAR ) j : Faz açısı
Aktif akım : Ip = I .Cosj Reaktif akım : Iq = I .Sinj Hat akımı : I =
/ Ip + Iq
Aktif güç : P =
S.Cosj
Reaktif güç : Q = S.Sinj Zahiri güç : S = / P + Q
Aktif akımın
meydana getirdiği aktif
güç, tüketici tarafından
faydalı hale getirilir;
Mesela motorlarda mekanik
güce, ısı tüketicilerinde termik güce ve
aydınlatma tüketicilerinde aydınlatma
gücüne dönüşür. Reaktif
akımın meydana getirdiği
reaktif güç ise
faydalı güce çevrilemez. Reaktif güç,
yalnız alternatif akıma
bağlı bir özellik
olup, elektrik tesislerine
istenmeyen bir şekilde tesir eder; generatörleri, transformatörleri,
hatları, bobinleri gereksiz
olarak işgal eder
ve lüzumsuz yere
yükler, ayrıca bunların
üzerinde ilave ısı
kayıplarına ve gerilim
düşümlerine yol açar.
Aktif güç enerjisi
normal sayaçlarda tespit
edildiği halde reaktif
enerji böyle bir
sayaç ile kontrol
edilemez, bunu kaydetmek
için ayrı bir
reaktif enerji sayacına
ihtiyaç vardır.
REAKTİF GÜÇ
GEREKSİNİMİ
Güç faktörü
düzeltmede başlangıç noktası,
yük karakteristiğinin tam
olarak belirlenmesidir. İşe güç
sistemi yönünden bakıldığında, sistemin en fazla
zorlandığı yükteki güç
faktörünün bilinmesi yeterlidir.
Türkiye’de müşteri
gruplarının puant yükteki
güç faktörleri üzerinde
yapılmış çalışmalar çok
eksiktir. Eldeki bilgiler
genellikle dağıtım panolarındaki Cosj metrelerden
okunan bilgileri içermektedir. Yapılan araştırma ve
ölçümlerde her müşteri
grubu için güç
faktörü değerleri ortalama
olarak bulunmuştur.
1-ENDÜSTRİYEL KURULUŞLAR
Endüstriyel kuruluşların güç faktörlerinin 0.6 – 0.9
arasında değiştiği, alt
sınırın ark ocakları,
kaynak makinaları veya
küçük elektrik motorları
kullanan ve aydınlatmanın fluoresan lambalarla yapıldığı
kuruluşlarda, üst sınırın
ise büyük güçte
motor kullanan, aydınlatmanın da cıva buharlı lambalarla
yapıldığı kuruluşlarda tekabül
ettiği gözlenmiştir.
2-MESKENLER
Yapılan ölçmelerde
güç faktörünün yaşam
standartları ile doğrudan
bağlı olduğu gözlenmiştir. Ülkemizde
meskenlerde elektrik enerjisini
genellikle aydınlatma (akkor
veya fluoresan lamba)
ve birazda ısıtma
için kullanıldığı düşünülürse
bunun sebebi ortaya
çıkmaktadır.
3-TİCARETHANELER
Ticarethanelerin yükleri
aydınlatma ve küçük
elektrik motorlarından oluşmaktadır. Ticarethaneleri
bürolar ve alışveriş
merkezleri olarak ayırırsak;
alışveriş merkezlerinin güç
faktörleri 0.8 – 0.7, büroların
ise 0.88 olarak
ölçülmüştür.
4-RESMİ DAİRELER
Resmi dairelerde
ana yükü aydınlatma
oluşturmakta, dolayısıyla güç
faktörü aydınlatmanın türüne
bağlı olarak değişmektedir. Yalnız fluoresan lamba
kullanılan dairelerde güç
faktörü 0.5’ e kadar
düşebilmekte ve enkandesan
lambaların kullanılmasıyla artmaktadır.
5-SOKAK AYDINLATMASI
Sokak aydınlatmasında güç faktörünü kullanılan
lamba tipi belirlemektedir. Enkandesan
lambaların kullanıldığı durumlarda
güç faktörü 0.97’ ye
ulaşmaktadır. Örneğin; Ankara – Samsun otoyolundaki cıva buharlı
lambalarla yapılan aydınlatmada güç faktörü 0.86
olarak belirlenmiştir.
REAKTİF GÜÇ
VE GÜÇ FAKTÖRÜ
REAKTİF GÜÇ
TÜKETİCİLERİ
Magnetik veya
statik alanla çalışan
bütün elektrikli araçlar
şebekeden aktif güç
yanında reaktif güç
çeker; bazı koşullar
altında da reaktif güç
verir. Bu tip
önemli bazı araçlar
şunlardır:
·
Düşük ikazlı sekron
makinalar
·
Asenkron motorlar
·
Senkron motorlar
·
Bobinler
·
Transformatörler
·
Redresörler
·
Endüksiyon
fırınları, ark fırınları
·
Kaynak makinaları
·
Hava hatları
·
Fluoresan
lamba balastları
·
Sodyum ve cıva
buharlı lamba balastları
·
Neon lamba balastları
REAKTİF GÜÇ
ÜRETEN ARAÇLAR
Tüketicilerin reaktif
güç ihtiyaçlarını karşılamak
için 2 tip araçtan yararlanılır:
Dinamik faz
kaydırıcılar, aşırı ikaz
edilmiş senkron makinalar (Senkron kompensatörler) ,
statik faz kaydırıcılar, kondansatörler.
Kondansatörlerin kayıpları
çok düşük olup,
nominal güçlerinin % 0.5’ inin
altındadır. Bakım masrafları
ihmale gelebilecek kadar
azdır. Tüketicilerin hemen
yanına ve istenilen
büyüklükte tesis edilebilme
kolaylıkları da vardır. Bu
nedenle tercih edilirler.
Kompanzasyon tesislerinde 2 tip kondansatör
kullanılır;
1. Yağlı Tip
Kondansatör: Belli
peryotlarda bakım gerektirirler. ( Suyunun değişmesi vb..)
2. Kuru Tip
Kondansatör: Bakım
gerektirmezler. En kötü yanı
harmoniklerinin fazla olmasıdır.
GÜÇ FAKTÖRÜNÜN
DOĞURDUĞU SORUNLAR VE
SONUÇLARI
Tüketicilerin güç
faktörü belirli limitlerin
altında kaldığı sürece
besleme sisteminin ortalama
güç faktörü de düşük
olur. Düşük güç
faktörünün etkileri şöyle
özetlenebilir:
ÜRETİCİ YÖNÜNDEN
Kurulacak bir
tesiste:
·
Generatör ve transformatörlerin daha büyük güçte
seçilmesine,
·
İletkenlerin
daha kalın kesitli
olmasına, cihazlarının daha büyük
ve hassas olmasına
neden olur.
Kurulu bir
tesiste:
·
Üretim,
iletim ve dağıtımda
kapasite ve verimin
düşmesine,
·
İletkenlerde
kayıpların ve gerilim
düşümünün artmasına,
·
Gerilim
regülasyonu ve işletmeciliğin zorlaşmasına neden olur.
Sonuç: Üretim
maliyeti artar.
TÜKETİCİ YÖNÜNDEN
Kurulacak bir
tesiste:
·
Alıcı
transformatörünün (varsa), kumanda,
koruma ve kontrol
donanımının gereğinden daha
büyük olmasına,
·
İletkenlerin
daha kalın kesitli
seçilmesine neden olur.
Kurulu bir
tesiste:
·
Transformatör
(varsa), o tesisatın
kapasite ve veriminin
düşmesine,
·
Şebekeden
daha çok reaktif
enerji çekilmesine,
·
Kayıpların
ve gerilim düşümünün
artmasına neden olur.
Sonuç: Görülen
hizmet ve üretilen
ürünün maliyeti artar.
Bütün bunlar
yanında gereksiz yatırımlar
yapılması ile milli
ekonomiye zarar verilmiş
olur.
ŞEBEKENİN A.G.
TARAFINDA KOMPANZASYON
Müşteriler açısından
kompanzasyonun A.G. tarafında
gerçekleştirilmesi büyük avantajlar
sağlar. Çünkü büyük
sanayi tesislerinde dahi
A.G. kompanzasyon tesislerinin sayısı fazla değildir.
Derli toplu olup,
işletilmeleri ve bakımları
kolaydır. Bundan başka
ekonomik açıdan değerlendirildiğinde kullanılan
tüm cihazlar gerek
fiyat olarak ve gerekse de
kapladıkları hacim itibarı
ile oldukça avantaj
temin eder.
Şehir ve
kasaba şebekelerinde kompanzasyon tesisinin A.G.’de yapılması
işletme ve bakım
açısından büyük zorluklar
taşımaktadır. Bu nedenlerden
dolayı şehir ve
kasaba şebekelerinde O.G.’de
kompanzasyon yapmak tercih
edilebilir. Zira bu
durumda kompanzasyon tesisi
sayısı oldukça sınırlı
olacaktır.
Ancak köy
şebekelerinde kompanzasyon yapılması
gerektiğinde A.G.’de kompanzasyon yapmak daha uygundur.
Çünkü köy şebekeleri,
trafo sayısı bakımından
oldukça sınırlıdır.
A.G.’de kompanzasyon belli başlı 3
şekilde düzenlenir ;
1. Alıcıların müstakil
kompanzasyonu
2. Grup kompanzasyonu
3. Merkezi kompanzasyon
ALICILARIN MÜSTAKİL
KOMPANZASYONU
Sürekli olarak
işletmede bulunan büyük
güçlü abonelerin reaktif
enerji gereksinimlerini temin
için tüketicinin uçlarına
şönt kondansatör bağlanır
ve müşterek bir
anahtar üzerinden tüketici
ile birlikte işletmeye
sokulup çıkarılırlar.
MOTORLARIN KOMPANZASYONU
Motorların tek - tek
kompanzasyonunda motorun boşta
çektiği zahiri güce
göre kondansatör gücünün
hesaplanması gerekir.
Asenkron motor,
magnetik alanın üretilmesi
için endüktif reaktif
güç çeker. Motorların
çektikleri reaktif güç,
motorun nominal gücüne
ve devir sayısına
bağlıdır; yani verilen
belirli bir güçte,
düşük devirli motorlar,
daha yüksek mıknatıslanma akımı çekerler. Boşta çalışan motor ise,
şebekeden hemen hemen
yalnız mıknatıslanma akımı
çeker. Şu halde
düşük devirli motorların
güç katsayıları da daha
düşüktür.
Yıldız
– Üçgen şalterlerle yol
verilen asenkron motorlara
yapılan kompanzasyonda kondansatörler motor sargılarının uçlarına
paralel bağlanırlar. Ancak
motorlara yol verme
esnasında şu şekilde
tehlikeli bir olay
başgösterebilir: Yıldız bağlama
durumunda kondansatörler dolmuş
durumda iken üçgen
bağlamaya geçme esnasında
çok kısa süreli
olarak şebekeden ayrılırlar
ve üçgen durumunda
fazlar ters olarak
tekrar şebekeye bağlanırlar. Dolayısı ile bu
durum darbe akımları
meydana getirir. Bu da
motorun, kondansatörlerin ve
bağlama elemanlarının aşırı
zorlanmasına yol açar.
Uygun kontaktör kombinasyonları kullanmakla bu olay
önlenebilir.
Kondansatörlerle donatılan
asenkron motorlarda baş
gösteren ve arzu
edilmeyen başka bir
olayda “ kendi kendine
uyarma “ dır. Şebekeye bağlı
olarak çalışmakta olan
bir asenkron motorun
uçlarına, boşta çalışma
akımının yaklaşık %
90’ına eşit güçte
bir kondansatör paralel
bağlanırsa, bu durumda
genellikle arzu edilmeyen
aşırı kompanzasyondan başka
devreden ayrılmış olup
kinetik enerjisi ile
dönmekte olan motorda
kendi kendini uyarma
olayı baş gösterir. Motor şebekeden ayrıldığı anda
kinetik enerji ile
dönmeye devam eder.
Kondansatörden gerekli uyarma
akımını çekerek bir
müddet daha generatör
olarak çalışmaya devam
eder. Bu durumda
sargıları yıldız bağlı
motorun uçlarında iki
katı bir gerilim
endüklenir. Bu nedenlerden
dolayı söz konusu
olan kondansatörlerin direkt
bağlanmaları 25 kW’a
kadar motorlar için
kullanılabilir.
Büyük sanayi
tesislerinde ve fabrikalarda, Blok Yük olarak
adlandırılan yüksek güçlü
(örn. 400 kW ) ve devreye
girip çıkma zamanları
tam olarak bilinmeyen
elektrik motorları kalkış
anında şebekeden kısa
süreli (yaklaşık 10 s.)
olarak çok yüksek
akımlar çeker. Sistemdeki otomatik
kompanzasyon sistemi, böyle
kısa süreli maksimum
yükleri belli bir
gecikmeyle algıladığı için,
bu andaki reaktif
gücü karşılayacak gerekli
güçte kondansatör bataryası
devreye girene kadar
motor yol almış
olur ve nominal
güçte çalışmaya başladığı
için şebekeden kalkış
anına göre daha
az reaktif güç
çeker. Bu olay
sırasında tesisin reaktif
enerji sayacı hızla
döner, kompanzasyon amacına
ulaşmamış olur. Böyle durumlarda
blok yükler, müstakil
olarak kompanze edilmelidir.
TRANSFORMATÖRLERİN KOMPANZASYONU
Alternatif akım
makinalarının en önemlilerinden biri olan ve
en çok kullanılan
transformatörler bağlı oldukları
üst gerilim şebekesinden endüktif reaktif güç
çekerler. Bunlar bireysel olarak
kompanze edilirler. Kondansatörler ya üst gerilim
yada alt gerilim
tarafına bağlanabilirlerse
de, hem pratik hemde ekonomik
sebeplerle alçak gerilim
tarafına bağlanmaları tercih
edilir. Transformatörün yükü
daima değişebildiğinden, kompanzasyon için gerekli kondansatör
gücü, en büyük
reaktif güç ihtiyacına
göre seçilmez. Aksi
halde düţük yüklü
saatlerde aşırı kompanzasyon baş gösterebilir ve
transformatörün sekonder uçlarında
gerilim yükselebilir. Ayrıca
şebeke geriliminde harmoniklerin mevcut olması halinde,
kondansatör şebekeden aşırı
akım çekerek transformatörü aşırı yükleyebilir. Transformatörlerin kompanzasyonunda kullanılacak
kondansatörün, transformatörün boşta
çektiği reaktif gücü
karşılayacak mertebede olması
gereklidir. Açıklanan sebeplerden
dolayı Elektrik İdareleri,
transformatörün yüküne bağlı
olmadan, nominal gücün
% 5 - % 10 değerinde sabit
bir kondansatör bağlanmasını tavsiye ederler.
Çeşitli güç
ve gerilimlerdeki transformatörlerin kompanzasyonu için gerekli
kondansatör güçleri aşağıdaki
cetvelden seçilebilir;
Yüksek Gerilimli
Trafo
______________________________________________________________________
Normal 6 kV’
a kadar 6 ila 15 kV 15 kV’ un
üzeri
Trafo Gücü Kondansatör Gücü
Kondansatör Gücü Kondansatör Gücü
( kVA ) ( kVAR ) ( kVAR ) ( kVAR )
____________
_______________
_________________
______________
10 1.5 1.5 2
25 2.5 2.5 3.5
50 5 6 8
63 6 8 10
100 8 10 12
125 10 10 12
160 10 12 15
200 12 15 20
250 15 20 25
315 20 20 25
400 20 25 30
500 25 30 35
630 30 35 40
1000 40 45 50
2000 60 65 80
AYDINLATMADA KOMPANZASYON
Aydınlatmada kullanılan
modern lambaların yardımcı
malzemeleri yüzünden, şebekeden
çekilen endüktif nitelikteki
reaktif gücün bir
çok sakıncaları vardır.
Bunlar;
· Üretim, iletim ve
dağıtım sistemlerindeki öğelerin
gereksiz şekilde yüklenmesi
ve bu suretle besleme kapasitelerinin azalması,
· Gereksiz yere çekilen
fazla akımın enerji
kayıplarına neden olmasıdır.
Bu sakıncalar,
aydınlatmada endüktif gücün,
kondansatörlersayesinde
çekilen kapasitif güçle
kompanze edilmesi yani
giderilmesi suretiyle ortadan
kaldırılabilir.
LAMBA SINIFLARI
Aydınlatmadaki kompanzasyon kullanılan lamba türüne
bağlıdır.
1 –
Elektrolüminesan Lambalar :
Elektrolüminesan,
gazların bir elektrik deşarjı ile
ışık yaymasına denir.
Bu lambalar kapasitif
akım çektiklerinden, santral
ve şebekenin endüktif
yükünü azaltırlar ve
bu yüzden yük
durumunu genel olarak
düzeltirler. Bu lambalar,
teknolojinin bugünkü düzeyinde
çok az ışık verdiklerinden dolayı
normal aydınlatmada kullanılmamaktadır. Bu yüzden
kompanzasyon hesabına direkt
etkileri yoktur, ihmal
edilebilirler.
Daha ziyade
ölçme aygıtlarının kadranlarını aydınlatmak, pasif korunmada
ışıklı sinyaller oluşturmak
ve yatak odalarında
loş bir aydınlatma
sağlamak gibi amaçlarla
kullanılırlar.
2
- Akkor Telli Lambalar :
Bu lambalar
birer omik direnç
gibi şebekeyi yüklediklerinden endüktif yük çekmezler
yani bu bakımdan
ideal bir alıcı
durumundadırlar. Fakat bu
lambalar ışıktan daha
ziyade ısı verdiklerinden gün geçtikçe kullanımı
azalmaktadır.
3 -
Deşarj Lambaları :
Fluoresan lambalar
ile Civa buharlı
ve Sodyum buharlı
lambalar şebekeye ancak
bir Balast ve
Ignitör ( ateşleyici ) yardımı
ile bağlanırlar. Balast,
bir empedans yada
kaçak akılı bir
transformatörden oluşur ve
şebekeyi endüktif bir
güçle yükler. Deşarj
lambalarının ışıksal verimleri,
akkor lambalara göre
çok daha yüksektir.
Deşarj lambaları,
akkor lambalar gibi
yardımcı malzeme kullanmadan, kolaylıkla şebekeye bağlanması
olanaksız olmasına karşın,
yüksek verimleri ve
uzun ömürleri dolayısıyla
bu lambalar günden
güne yaygınlaşmaktadır. Ayrıca
akkor lamba gibi
basit bir duya
vidalanabilen, balastı ile
deşarj hücresini kapsayan
fluoresan lambalar ( PL
serisi – PHILIPS )
geliştirildiğinden, deşarj lambalarının hızla yayıldığı söylenebilir. Bu yüzden aydınlatmada endüktif yükün kompanzasyonu büyük boyutlara ulaşmaktadır. Aydınlatmada
kompanzasyon, deşarj lambalarının kompanzasyonundan
ibarettir.
Deşarj lambalarının kutuplarındaki
gerilim akımın artmasıyla
azalır. Kararlı bir
çalışma için, pozitif
bir karakteristik elde
etmek amacıyla seri
olarak bir empedans
bağlanır. Eğer şebeke
gerilimi deşarjı sürdürebilecek değerde değilse, genel
olarak bir ototransformatörle yükseltilir ve bu
taktirde, ayrıca seri
bir empedans bağlamak
yerine bu empedansa
eşdeğer olacak şekilde, transformatör kaçak akılı
olarak imal edilir.
Teorik olarak seri
bir empedans, bir
endüktans veya bir
kapasiteden
oluşturulabilir; ancak kapasite
kullanıldığı taktirde, alternatif
akımın her yarım
peryotunda meydana gelen
akım tepeleri yüksek
bir değere ulaşacağından, lambanın
elektrotları çabuk yıpranır
ve ömrü kısalır. Bu
nedenle seri empedans,
endüktif bir reaktanstan
oluşturulur.
Lambaların, balastları
dolayısıyla, şebekeden çektikleri
endüktif güç, devreye
bağlanan kondansatörlerin çektikleri
kapasitif yükle kompanze
edilir.
Endüktif yük
oluşturan aydınlatma armatürlerinde kompanzasyon
kondansatörü
kullanılmaktadır. Bu armatürlerde kullanılan kondansatörler, polipropilen-metalize yapısında
olup çevreye, insan
sağlığına zararlı hiçbir
madde içermemektedir. Kullanılan
kondansatörler,içerisinde
bulundurduğu deşarj direnci
ile gerilim kesildikten
1 dakika sonra
üzerinde 50 V’ u aşmayan
bir gerilim tutarak,
yine insan hayatını
tehlikeye atmayacak bir
şekilde dizayn edilmiştir.
Bu kondansatörler sadece
aydınlatma armatürleri için
dizayn edilmiş olup,
çalışma gerilimi, ısı
özellikleri, montaj ve
güvenlik kilidi ile
tamamen özeldir. Eğer
kondansatör üzerinde aşırı
bir yük oluşursa
kondansatör kesinlikle patlamadan
ve çevreye zarar
vermeden devre dışı
kalır. ( LAMP 83 )
FLUORESAN
ARMATÜRLERDE KULLANILAN BALASTLARIN
COS j DEĞERLERİ
Fluoresan Ampul Balast Akım ( A ) Cos j
1 x 20 W 1 x 20 W 0.37 0.35
1 x 18 W 1
x 20 W 0.37 0.35
2 x 20 W 1 x 40 W 0.42 0.50
2 x 18 W 1 x 40 W 0.42 0.50
1 x 40 W 1 x 40 W 0.43
0.50
1 x 36 W 1 x 40 W 0.43
0.50
2 x 40 W 2 x 40 W 0.86 0.50
2 x 36 W 2 x 40 W 0.86 0.50
CİVA BUHARLI
ARMATÜR BALASTLARININ COS j DEĞERLERİ
Lamba
Tipi Balast Tipi Cos j
HPI-T 50 W BHL 50L10
0.45
HPI-T 80 W BHL 80L10
0.50
HPI-T 125 W BHL 125L11 0.55
HPI-T 250 W BHL 250L11 0.55
HPI-T 400 W BHL 400L11 0.60
HPI-T 700 W BHL 700L02 0.60
HPI-T 1000 W BHL
1000L02 0.65
HPI-T 2000 W BHL
2000L18
0.65
SODYUM BUHARLI
ARMATÜR BALASTLARININ COS j DEĞERLERİ
Lamba Tipi Balast Tipi
Cos j
SON
(-T ) 50 W
BSN 50L33 0.40
SON (-T ) 70 W BSN 70L33
0.40
SON
100 W
BSN 100L11 0.45
SON (-T ) 150 W BSN 150L11 0.45
SON (-T ) 250 W BSN 250L11 0.45
SON (-T ) 400 W BSN 400L11 0.45
SON (-T ) 1000 W BSN 1000L02 0.45
Yukarıdaki tablolarda
Cos j değerleri
verilen lamba ve
balast tipleri belli
armatürlerden alınmış olup,
sadece örnek olması
açısından verilmiştir.
GRUP KOMPANZASYONU
Birçok tüketicinin
bulunduğu bir tesiste
her tüketicinin ayrı
ayrı kondansatörler ile
donatılacağı yerde bunların
müşterek bir kompanzasyon tesisi tarafından beslenmesi
daha pratik ve
ekonomik sonuçlar verir.
Bu durumda kondansatörler gerektiği
miktarlarda ve özel
anahtarlar üzerinden ve
gerektiğinde kademeli olarak
şebekeye bağlanırlar.
Kondansatörlerin açma
ve kapama esnasında
meydana getirdikleri arkı
karşılamak için uygun
anahtar kullanılmaktadır. Anahtar
açıldığında çok ani
ve süratle bir
deşarj direnci üzerinden
topraklanmaktadır. Ayrıca kondansatörler, kısa devrelere karşı
gecikmeli sigorta ile
korunmalıdır.
MERKEZİ KOMPANZASYON
Elektrik motorları,
transformatörler, bobin gibi
cihazlar, mıknatıslanma akımlarından dolayı şebekeye ek
bir yük getirirler.
Reaktif enerji denilen
bu enerji, iş
görmediği halde, cihazdan
enerji santralına kadar
olan iletim, dağıtım
ve üretim tesislerini
yükler ve kablo
kesici gibi elemanların
yararlı güç aktarma
kapasitelerini düşürür. Bu
nedenle, endüktif yüklerin
bulundukları devreye kondansatör
bağlanarak, yüklerin yakınında
reaktif güç üretilebilir ve böylelikle bu
gücün, tüm şebekeyi
etkilemesi önlenir.
Endüktif yüklerin
hemen yanına uygun
değerde kondansatör bağlanarak
yapılan bu işleme
Sabit Reaktif Güç
Kompanzasyonu denir. Uzun
sürelerde devrede kalan
büyük endüktif yükler
için uygun bir
yöntem olan Sabit
Kompanzasyon, sık sık
devreye girip çıkan,
küçüklü büyüklü endüktif
yüklerin bulunduğu tesislerde,
her yüke denk,
ayrı bir kondansatör
bağlama gereği nedeniyle,
akılcı olmayabilir. Bu
tip tesislerde kondansatör
gücünü, değişen kompanzasyon gücüne uydurabilmek için
merkezi ve otomatik
kompanzasyon yapılması uygundur.
Merkezi Otomatik
Kompanzasyon Sistemi, temel
olarak uygun düzenlenmiş
kondansatör bataryaları, reaktif
gücü algılayıp, uygun
kondansatör bataryalarının devreye
alınıp çıkarılmasını sağlayan
reaktif güç kontrol
rölesi ve kondansatör
gruplarına kumanda eden
kontaktörlerden oluşur.
OTOMATİK KOMPANZASYON İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
Otomatik kompanzasyonun yapılışı ve işletilmesinde söz konusu olan
önemli kavramlar aşağıda
açıklanmıştır.
Grup:
Otomatik ayarın
gereği olarak, toplam
kompanzasyon gücü gruplara
ayrılır. Reaktif güç rölesinin
çıkışındaki her bir
röleye bağlanan kondansatör
gücüne grup denir.
Bir tesiste
uygun grup sayısının
ve grup gücünün
tespiti çok önemlidir. Grup sayısının çok olması
ile hassas bir
ayar elde edilir
ve güç katsayısı hemen hemen
sabit bir değerde
tutulur. Fakat grup sayısının
artması ile tesisin
maliyeti de artar.
Kontaktörler sık sık
açma kapama yapmak
zorunda kaldıklarından, kontaklar
çabuk aşınırlar.
Elektrik idareleri,
Cosj’nin her
an aynı değerde
kalmasını şart koşmadığından, küçük grup sayısı
ile çalışmak daha
ekonomik olur. Fakat bu
durumda grup gücü
büyüyeceğinden, aşırı kompanzasyon baş gösterebilir.
Aşırı kompanzasyon, kapasitif
enerji sayaçları ile
kontrol edilebilmektedir. Yurdumuzda
kapasitif sayaçların kullanıldığı tesis güçleri bölgesel
farklılıklar göstermektedir. İstanbul’da 200 kW, Kocaeli’ de 15 kW
gibi. ( Rakamlar yaklaşık olarak
alınmıştır.)
Ayar Dizisi:
Grup güçlerinin
oranına ayar dizisi
denir. Grup güçlerinin aritmetik
seriye göre düzenlenmesi halinde, mesela 5
grup için ayar
dizisi 1 / 1 / 1 / 1 / 1 şeklindedir. Bu durumda çok sayıda
bağlama elemanlarına ihtiyaç
görülür. Buna karşılık bağlama
elemanları birbirinin aynıdır. Eğer daha az bağlama
elemanının kullanılması istenirse
1 / 2 / 2 ... gibi karışık bir
ayar dizisi seçilir. Grup güçlerinin farklı olması
istenirse, geometrik seriye
göre, bir grubun
gücü en çok,
kendinden önceki grupların
güçlerinin toplamından, ilk
grup gücü kadar
fazla, yani 1 / 2 / 4 / 8 / 16 ... gibi olabilir. Böylece grup sayısı az
olacağı için tesisat
malzemesinden tasarruf edilir.
Aritmetik seriye
göre düzenlenen sistemde
grupların güçleri eşit
olduğundan eşit kademeli
düzenli bir ayar
mümkün olur ve
kademeler eşit sayıda
devreye girip çıkarlar. Bu yüzden bağlama tesisatı
eşit bir şekilde
yıpranır. Geometrik seriye göre
düzenlenen grupların güçleri
arasındaki farklar büyük
olduğundan, kademe değiştirmeler esnasında büyük geçici
olaylar baş gösterir. Bundan başka bu sistemde
birinci grubun en
çok devreye girip
çıkması sakıncalı bir
durum yaratır. Bu iki
sistemin ekonomik karşılaştırmasını yaparken, kondansatör gruplarını
devreye sokup çıkaran
kontaktörleri de göz önünde
bulundurmak gerekir. Zira aritmetik
seride çok sayıda
kontaktöre ihtiyaç vardır,
fakat bunların güçleri
daha küçüktür. Geometrik seride
ise kontaktör sayısı
daha az, fakat
bunların güçleri daha
büyüktür.
C / k Ayarı:
C / k büyüklüğü,
rölenin faaliyete geçme
değerini ifade eder. Rölenin faaliyete geçmesi için
evvela belirli bir
kapasitif güce ihtiyaç
olmalıdır; ancak bundan
sonra röle faaliyete
geçerek kondansatörleri devreye
sokar. Fakat belirli bir
kapasitif güç fazlası
olduğunda, kondansatörler devreden
çıkarılırlar. Kısa süreli reaktif
güç darbelerinde rölenin
gereksiz yere bağlama
kumandası vererek titreşimli
bir şekilde devrenin
açılıp kapanmasını, yani
salınımların baş göstermesini önlemek için, rölenin
faaliyete geçme değeri,
yani faaliyete geçme
gücü, kondansatörün kademe
gücünden % 50 kadar
daha büyük olmalıdır. Böylelikle bir
ölü bölge ( kompanze edilmemiş
bölge ) meydana gelir. C /
k ayarı ile kompanze edilmemiş
bölgenin ( kondansatör
devreye sokma değeri
ile devreden çıkarma
değeri arasında kalan
bölge ) genişliği
ayarlanmaktadır. Röle, ölçtüğü
reaktif gücün değeri
bu ölü bölge içinde kaldığı
sürece faaliyete geçmez. Ancak reaktif güç, C / k faaliyete geçme değerinin üstüne
çıktığında röle çalışmaya
başlar. C / k değeri gerekenden
büyük bir değere
ayarlanırsa röle sağırlaşacağından iyi bir kompanzasyon sağlanamayacaktır. Tersi
durumda ise röle
çok fazla hassaslaşacağından kondansatör grupları gereksiz
yere devreye girip
çıkacak, sistem salınıma
geçecektir. C / k değeri işletmenin
özelliklerine ve karakteristik büyüklüklerine göre
tayin edilir. C / k değeri
şu şekilde hesap
edilir:
C - kVAr cinsinden
1. Kondansatör grubunun gücü,
k – Akım trafosunun
çevirme oranıdır.
Örneğin; sistemin
1. Kademesindeki
kondansatör gücü C = 10 kVAr, akım trafosu oranı
ise k = 100 / 5 olsun.
Bu durumda C / k = 10 / 20 = 0.5 konumuna
alınmalıdır.
Eğer tesiste
kondansatör grup güçlerinde
değişiklik yapılırsa veya
akım trafosu değiştirilirse, C / k oranının yeniden
hesaplanıp rölenin bu
değere göre ayarlanması
gerekir.
Kompanze edilmemiş
bölgenin genişliği şebeke
gerilimine bağlı olarak
kendiliğinden genişlemekte veya
daralmaktadır.
REAKTİF GÜÇ
KONTROL RÖLESİ
Reaktif Güç
Kontrol Rölesi, otomatik
kompanzasyon sistemlerinde, çeşitli
yük durumlarında gerekli
sayıda kondansatör grubunu
devrede bulundurarak, güç
katsayısını ayar edilen
değerde tutmaktadır. IEC
standartlarına uygun olarak
imal edilen rölelerin
üzerinde dijital Cosj metre bulunmaktadır. Bu sayede röle üzerinden
kompanze edilen sistemin
güç katsayısı izlenebilmektedir.
Rölenin içinde,
işletmedeki reaktif akımı
ölçüp bunu değerlendiren bir akım devresi
vardır.
Bu devre,
cihaz içinde yer
alan akım ve
gerilim trafoları ile
bir elektronik devreden
oluşur. Reaktif akımla doğru
orantılı olan gerilim
düşümü, bir karşılaştırma devresinde C / k oranına
uygun olarak ayarlanır. Akımın endüktif veya kapasitif
olduğunu belirleyerek zaman
devresine kumanda verilir. Bu da çıkış devresine kumanda
eden bir lojik
kontrol ünitesini kontrol
eder. Zaman devresinden gelen
impulslara göre, çıkış
rölelerine kumanda edilir. Çıkış devresinden gelen sinyaller
ise kondansatör gruplarına
kumanda eden kontaktörleri devreye sokar veya
devreden çıkarır. Reaktif
güç rölelerinin görevini
hafifletmek ve sık
sık devreye girip
çıkmalarını önlemek için
büyük güçlü tesislerde
sabit güç ihtiyaçlarını karşılamak maksadı ile
uygun güçlü sabit
kondansatör grupları paralel
bağlanırlar.
Transformatörlerin kendi
ihtiyaçları olan reaktif
gücü kompanze etmek
için, ayrıca bir
sabit kondansatör tesis
edilir. Ancak bunun çektiği
reaktif gücü rölenin
kontrol etmemesi için
bu kondansatör akım
trafosunun önüne bağlanır.
Reaktif güç
rölesi, akım değerini
bir akım transformatörü üzerinden ölçer. A.G.
tesislerinde röle, doğrudan
doğruya A.G. barasına
bağlanır.
Manuel Kumanda:
Otomatik Kompanzasyon Tesislerinde
kondansatörler, röleden bağımsız
olarak devreye alınıp,
çıkarılabilirler. Bu işlem için
1 Adet 1-0-2 pako
şalter, grup sayısı
kadar 0-1 pako
şalter gereklidir. 1-0-2 pako
şalterin 1 konumu röleye,
2 konumu direkt olarak
şebekeye bağlanır. 0-1 pako
şalterler ise 1-0-2
pako şalter 2 konumunda
iken kondansatörleri devreye
alıp çıkarırlar. Böylece
elle kumanda sağlanmış
olur.
ENTES RG
SERİSİ REAKTİF GÜÇ
KONTROL RÖLELERİ
Reaktif Güç
Rölelerinin Temel Özellikleri:
1. Modern malzemelerle imal edilen röleler
uzun çalışma ömrüne
sahiptir.
2. Harici ısı
değişimlerine ve harici
manyetik etkilere karşı
duyarsızdır.
3. Ön paneldeki
LED’ ler kompanzasyon konumlarını
sürekli gösterir.
4. Devredeki kondansatörler ön paneldeki LED’ lerden
kolayca görülebilir.
5. Ön paneldeki
butonlarla kondansatörler manuel
olarak devreye alınıp
çıkarılabilir.
6. Kademeler arası
gecikme 8 – 15 sn. dir.
7. Röle direkt
olarak 380 V ve
50 Hz’ e bağlanabilir, ayrıca
bir elemana ihtiyaç
göstermez.
8. Gerilim kesilmesinde tüm kondansatörler devre
dışı bırakılır. Gerilim yeniden
geldiğinde gerekli kademeler
ihtiyaca göre devreye
alınır.
9. Reaktif güç
kontrol rölesi, panoya
önden montajı uygundur.
10.
Boyutları : 144 x 144 mm’ dir.
Kullanım ve
Çalışma Prensibi:
Röleler, reaktif
akımın, ölçülen reaktif
güçle orantılı olması
prensibine bağlı olarak
çalışır. Harici bir
yardımcı gerilim gerektirmez. Besleme gerilimi
cihaz içindeki besleme
trafosundan alınır.
Elektronik devre ve
çıkış rölelerini besler.
Ölçme Devresi:
İşletmedeki reaktif
akımı algılayarak ölçer. Bu
ölçme devresi cihaz
içinde yer alan akım-gerilim trafoları ve elektronik
devreden oluşmuştur.
Reaktif akımla doğru
orantılı olan gerilim
düşümü , bir karşılaştırma devresinde ayarlanmış olan
C / k değerine
uygun olarak değerlendirilir. Akımın endüktif veya
kapasitif olduğunu belirleyerek zaman devresini kumanda
eder.
Zaman Devresi:
Ölçme devresinden
gelen uyarıya göre
çalışır ve çıkış
rölesini kumanda eden
Lojik kontrol ünitesini
kontrol eder.
Lojik Kontrol
Ünitesi:
Zaman devresinden
gelen darbelere göre
çıkış rölelerini devreye
alır, yada çıkarır.
Çıkış Devresi:
Röle kontaklarından oluşur. Direkt
olarak kondansatörleri kumanda
eden komuta eder.
Cosj Metre:
Özel bir
elektronik ölçme devresi
ilavesiyle cihaz içine
bir Cosj metre yerleţtirilmiţ ve
Cosj ölçümleri
için ekonomik bir
çözüm getirilmiţtir.
Ölçme bölgesi ( 0.8 kapasitif, 1-0.4
endüktif )
Aşırı Gerilim
Rölesi:
440 V AC
gerilimde harekete geçerek;
sabit grup dahil
tüm kondansatörleri devre
dışı bırakarak, kondansatörlerin aşırı gerilimden zarar
görmesini önler.
RG – A Serisi
Röleler:
Tümüyle yarı
iletken yapıda, 3, 5 ve 7
kademeli olarak üretilen
bu tip röleler; 1:1:1...1 ; 1:2:2...2
; 1:2:4:8... gibi
adım seçeneklerini, röle
üzerinde herhangi bir
işlem gerektirmeden sağlamak
için, baştan al
baştan bırak sisteminde
çalışırlar. Bu tip röleler,kondansatör bataryalarını devreye alırken veya
çıkarırken, 1. kademeden başlayarak,
geniş bir adımlama
seçeneği, yani kondansatör
gruplama olanağı sağlarlar.
Anahtarlama Programı:
Anahtarlama işlemi,
alma ve bırakma
sırasında baştan sona
doğrudur. Kademelerdeki
kondansatör güçlerinin seçimi
önemlidir.
Bu seçim
için şu kurala
uyulur:
Herhangi bir
kademedeki kondansatör gücü,
kendinden önceki kademe
güçleri toplamından en
çok 1. kademe gücü
kadar fazla olabilir. Örnek olarak 1. kademe gücü
x kVAr seçilmişse, kurulabilecek en yüksek güç
sıralaması:
x : 2x : 4x : 8x : 16x :
32x : 64x
1.kademeye en
düşük güçteki batarya
bağlanmalıdır, diğer kademeler
bu gücün tam
katları olmalıdır.
Bu kural
rölenin en önemli
ayarlarından biri olan
C / k ayarının saptanması
için gereken 1. kademe
gücü ve akım
trafosu çevirme oranı
k’ nın belirlediği değer
için önem taşır.
Çalışma Bölgesi
Ayarı ( % 100 Potansiyometresi
):
Bu potansiyometre, rölenin çalışma bölgesini
belirler. Ayar, işletme koşullarına
bağlı olarak yapılır. %
potansiyometresi ile, rölenin
duyarsız olduğu aralık,
güç ekseninde kapasitif
ve endüktif bölgelere
kaydırılabilir. Bu aralık, 1. kademe
kondansatör gücü ile
belirlenir. % 0 - % 100
skala değerleri arasında
yapılan ayar ile,
hedeflenen ortalama Cosj değerine
ulaşılır.
Normal koşullarda
aşırı kompanzasyon istenmez. Bu nedenle rölenin çalışma
bölgesi endüktif yönde
kaydırılır.
·
% 0 : Röle
endüktif ve kapasitif
bölgelerde simetrik çalışmaktadır.
·
% 50 : Röle
endüktif bölgede çalışmaktadır.
·
% 100 : Röle tamamıyla
endüktif bölgede çalışmaktadır.
Röle bu
bölge içinde kalan
reaktif güç değişimlerine cevap vermez. Bu bölgenin
genişliği 1.3 x C / k kadardır. Röle 1. kademe gücünün
0.65’ ini aşan değerlerde
etkinleşir.
Anahtarlama Programı
ve Röle Tipi
Seçimi:
Uygun röle
seçiminde işletmenin işletmenin
endüktif yük karakteristiği önemlidir. Büyük
güçlü endüktif yüklerin
bulunduğu işletmelerde az
adımda yüksek güçlü
kondansatör bataryaları ile
kompanzasyon yapılabilir.
Küçük endüktif yüklerin
sık sık devreye
girip çıktığı işletmelerde ise, küçük güçlü,
çok kademeli sistemler
uygun sonuç verir.
Akım Trafosu
Seçimi:
·
Reaktif Güç Kontrol
Rölesi, ayrı bir
akım trafosundan beslenmelidir.
·
Akım trafosu –
röle bağlantısı en
az 1.5 mm çaplı bir
kablo ile demir
karkas üzerine sarılmadan,
en kısa yoldan
yapılmalıdır.
·
Rölenin,
reaktif gücü sezebilmesi
için akım ve
gerilim bilgilerine ihtiyaç
vardır. Akım bilgisinin alındığı
trafo seçimi çok
önemlidir.
Akım trafolarından, etiketlerinde yazılı akım
değerlerinin 0.1 katından
çok, 1.2 katından
az akım geçtiği
zaman, hatasız çalışırlar. Bu nedenle akım trafoları
ne çok büyük ne de çok
küçük seçilmelidirler.
IN =
Paktif / Ö3 .UN
Örneğin; bir
tesiste aktif güç
60 kW, şebeke gerilimi
380 V ise işletmenin
nominal akımı,
_
IN = 60.000 / Ö3 . 380 = 91
A’ dir.
Bu formülden
elde edilen akım
değerine en yakın
bir üst standart
akım trafosu değeri
seçilir.
Örnekte 100 : 5’ lik akım trafosu kullanmak
yeterlidir.
Rölenin Bağlanması:
·
Röle
bağlanmadan önce bağlantı
şeması dikkatle incelenmelidir.
·
Akım trafosu ana
şalter çıkışına veya
ana giriş sigortalarından birinin ayağına bağlanır. En çok karşılaşılan hata,
akım trafosunun kompanzasyon panosundan sonra bağlanmasıdır. Bu durumda röle çalışmaz. Akım trafosu daima kondansatörlerden önce ve işletmenin
ilk girişine bağlanmalıdır.
·
Akım trafosunun bağlı
olduğu faz R
ise rölenin 4 ve 5
nolu klemenslerine S
ve T fazları bağlanmalıdır.
·
Eğer röle ve
Cosj
metre beraber kullanılıyorsa her ikisi
için bir akım
trafosu yeterlidir.
Rölenin İşletmeye
Alınması:
1. % ayar düğmesi
0.50’ ye getirilir. ( TEK’
in öngördüğü değerdir.)
2. Röle otomatik
konumuna alınır.
3. C / k ayar
düğmesi 0.05’ e alınır. Devreye endüktif bir yük ( örneğin motor ) alınır. Röle üzerindeki
İnd ışığı yanmalıdır. Kap ışığı yanıyorsa 4 ve 5
nolu uçlar ters
çevrilir.
4. Bundan sonra
geriye kalan tek
iţlem C / k ayarının
düzgün yapılmasıdır. C / k ayarı
işletme için hesaplanan
değerine ayarlanır. Örnek olarak
C / k = 0.25’ e getirilir.
Pratikte, şebeke
gerilimi ve eleman
toleransları nedeni ile
C / k’ yı tekrar ayarlamak
gerekebilir. Örnek tesiste, C / k
0.25’e alınır. 1. Adımdaki kondansatör
gücünün karşılayabileceği kadar
bir yük devreye
alınır. Röle manuel konuma
getirilir ve el
ile 1. adımdaki kondansatör
devreye sokulur. Bu durumda
Cos j 0.90
değerini geçmiş olmalıdır. Eğer geçmişse, röle otomatik
konuma alınır. Normal ışığı
yanmalıdır. Yanmıyorsa C /
k düğmesi sağa doğru çok
az çevrilmelidir. 5 s bekledikten
sonra normal ışığı
yanmadıysa tekrar çok
az sağa çevrilip
beklenmelidir. Normal ışığı yandığı
anda rölenin ayarı
tamamlanmıştır.
Karşılaşılabilecek Sorunlar:
a)Röle sürekli
kondansatör alıyor, devrede
sürekli kondansatör olup
aşırı kompanzasyon olduğu
halde ( Cosj metre
kapasitif gösterecektir.) çıkarmıyor.
Çözüm:
·
Akım trafosu, hem
yük hem de kondansatör
akımlarını sezecek biçimde
bağlanmamıştır. Akım
trafosundan yük ve
kondansatör akımlarının geçmesi gerekir.
·
Kompanzasyon
panosunu besleyen güç
kablosu akım trafosundan
önce alınmıştır.
b) Sistem yükü
endüktif olduğu halde
röle kondansatör almıyor.
Çözüm:
·
Rölenin 4 ve 5 nolu
klmenslerine, akım trafosunun
bağlı olmadığı diğer
iki faz yerine,
akım trafosunun bağlı
olduğu faz bağlanmıştır. Fazlar yer
değiştirilir.
c) Röle
çalışıyor, kademelerin devreye
girdiği röle üzerinde
ışıklardan belli oluyor. Kontaktörler çekiyor
ancak Cosj yükselmiyor
ve röle kondansatör
almak istiyor.
Çözüm:
·
Kondansatör
sigortaları atmıştır.
·
Kontaktör
kontakları kirlenmiştir.
·
Kondansatörler
değer kaybetmiştir.
·
Kurulu
kondansatör gücü, tesisin
kompanzasyonuna yetmemiţtir.
·
Kondansatör
ilavasi gerekmektedir.
d) Aynı akım
trafosundan hem röle,
hem de Cosj metre besleniyor
fakat her iki
cihazda düzgün çalışmıyor.
Çözüm:
·
Bağlantı hatası vardır. (Röle ve Cosj metre akım
devreleri seri bağlanmalıdır.)
·
Akım trafosu büyük
seçilmiştir.
·
Cosj metrenin gerilim devresi, akım
trafosu ile aynı
fazda olmalıdır.
Teknik Özellikler:
İşletme Gerilimi ( Un ) : 380 V
İşletme Aralığı :
( 0.8 - 1.2 ) x Un
İşletme Akımı :
.... / 5 A
İşletme Akım
Sınırları ( In ) : (0.1 - 1.1 ) x In
İşletme Frekansı :
50 Hz
Güç Harcaması :
Akım 2 VA
Gerilim 6 - 12 VA
Kademe
sayısına bağlı olarak.
Çıkış Kontağı :
1500 VA 220 V
Sıfır Gerilim :
Gerilim kesintisinde bütün kademeler devre dışı.
Ayar Sınırı : C /
k 0.05 - 2.5 Kademesiz.
%
: % 0 - % 100 Kademesiz.
Kademeler Arası
Gecikme : 8 - 15 s.
Ortam Sıcaklığı : -10 c ; +70 c
Koruma Sınıfı
: IP
20
Bağlantı : Terminal bağlantı
Boyut : 144 x 144 mm
Pano Delik
Ölçüleri : 140 x 140 mm
Ağırlık : 1.8 kg
ELCONTROL REAKTİF
GÜÇ KONTROL RÖLESİ
PFRMD
PFRMD Mikroişlemci kontrollü otomatik güç
faktörü regülatörü olup
144 x 144 mm ölçülerinde imal
edilmiştir. PFRMD üç fazlı
düşük voltajda 220,
380, 415 V AC
ve aynı zamanda
yüksek gerilimde akım
ve gerilim trafoları
kullanılarak çalıştırılabilir.
PFRMD sürekli
olarak yükün çektiği
reaktif gücü ölçer
ve mikroişlemci sayısal
devresi Cosj ’ yi setlenen
değerde tutmak için
gerekli olan kondansatör
kademelerini devreye alır
veya devreden çıkarır. PFRMD, kondansatörleri
optimum şekilde kullanır. Kademelerden istenen
kombinasyonlar, minimum operasyon
ile en kısa sürede dönüşümlü
elde edilir. Top-up fonksiyonu
sayesinde operasyon sayısı
önemli ölçüde azalır
ve aynı zamanda
güç faktörüde istenen
değerde kalır. Mikroişlemciler ve
software ELCONTROL tarafından
geliştirilmiş en son
teknolojidir. Regülasyon ve alarm
sistemleri son derece
hassastır.
Otomatik C / k
Ayarı:
Röle tarafından
her kondansatör kademesinin
gücü otomatik olarak
ölçülür ve akım
trafosunun oranı, manuel
olarak ayarlanmasına gerek
kalmadan belirlenir.
Operasyon başlangıcında bir
saatlik çalışma ölçülür
ve hafızaya alınır. Röle lojik olarak her
kademedeki gerçek gücü
hesap eder. Eğer sistemin
güç faktörünü düzeltmek
gerekiyorsa, en yakın
değerdeki ya da tam
gerekli kademeyi devreye
alır.
Kompanzasyon Sisteminin
Ömrü:
Devreye alma
ve devreden çıkarmanın
sayısal kontrolü, üç
ana prensibi göz
önüne alarak çalışır. Bu
prensipler sistemin ömrünü
belirler.
Kademe Operasyonlarının Sayısının Eşitlenmesi:
PFRMD, her
kademenin operasyon sayısını
objektif olarak sayar
ve her zaman en gerekli
kademeleri devreye alır. Bu
önemli ölçüde işlem
sayısını azaltır ve
tüm sistemin daha
uzun ömürlü olmasını
sağlar.
Kondansatörlerin Dinlenmesi:
PFRMD kademeleri
devreye alırken, kademelerin
en az iki daikka önce
devre harici edilmiş
olmasına dikkat eder. Bu da
kısmen yüklü olan
kondansatörlerin üzerindeki yükü
atması için gerekli
olan minimum zamandır.
Top-up Fonksiyonu:
PFRMD sürekli
olarak ekranda gerçek
güç faktörünü gösterir
ve bu değeri setlenen değer
ile sürekli karşılaştırır. Her kapasite, Cosj ’ yi setlenen
değerde tutmak için
kullanılır. Eğer reaktif güç
talebi minimum düzeyde
tutulursa gereksiz şekilde
kademeleri devreye alma
yada çıkarma işlemi
yapılmaz.
Sistemin Sürekli
Kontrolü:
PFRMD mantığı,
her kademenin devreye
alınmasını ve devreden
çıkarılmasını kontrol eder
ve bunların ölçümlerini
ilk başlangıç değerleri
ile karşılaştırır.
·
Arızalı yada yetersiz
kademeleri belirler.
·
Zayıf kontaktan dolayı
normal çalışmayan kontaktörleri olan kademeyi tespit
eder. Her iki durumda da
PFRMD otomatik olarak
o kademeyi devre
dışı kabul eder
ve sisteme dahil etmez
Harmonik Aşırı
Yük Koruması:
Rms’ yi doğru
ölçebilen ve sistemin
harmonik oluşumlarını sürekli
belirleme özelliğine sahip
PFRMD iyi bir
ekipmandır. PFRMD sistemi sürekli
gözlemleyerek harmonik limitini
hiçbir zaman kondansatörler için tehlike oluşturacak
miktara çıkarmaz. Eğer
rms akımı
% 20 ’ den ( programlanan değer ) fazla
olursa
( harmonikten dolayı )
ve bu iki dakikadan fazla
sürerse röle otomatik
olarak hızlı bir
şekilde tüm kademeleri
devre dışı eder. Sistem normal duruma dönünce
operasyon devam eder. Bu
durum bir saatte
altı defa tekrar
ederse PFRMD tüm
kademeleri devreden çıkarır
ve alarm rölesini
enerjiler. Operatör gelip
resetleyinceye kadar devreye
girmez.
Rezonans Kontrolü:
PFRMD tehlikeli
rezonans sinyallerini ve
özellikle aşırı güçlenmiş
5. ve 7. Harmonikleri belirler
ki bunlar her zaman tehlikeli değildir. Herhangi bir duruma karşı
kullanıcıyı uyararak daha
dikkatli bir çalışmaya
yardımcı olur.
Ne zamanki
rms akımı % 50’ yi
( programlanan değer ) aşarsa
PFRMD rezonans durumunun
oluştuğuna karar verir
ve 1 s içinde tüm kademeleri
hızlı bir şekilde
devre dışı bırakır.
Normal şartlar oluşunca
çalışmaya devam eder. Eğer
bu durum bir
saatte altı defa
tekrar ederse PFRMD
tüm kademeleri devreden
çıkarır ve alarm
rölesini enerjiler.
Operatör gelip resetleyinceye kadar devreye girmez.
TEKNIK
ÖZELLIKLER:
Genel Özellikler:
·
Voltaj
giriţi, 750 V AC + / - 10 % ( 50 / 60 Hz )
·
Akım girişi, x / 5 A ( 50 / 60 Hz )
·
Giriş
empedansı, 4 MOhm
·
Güç sarfiyatı, max.
0.2 VA
·
Yüksek gerilim uygulamalarında gerilim trafosu aron
bağlı olmalı, akım
trafosu üçüncü fazda
olmalıdır.
·
Voltaj ölçüm sisteminde
sıfırlama yoktur.
·
Filtresi
darbelere karşı normal
çalışmasını sağlar.
·
Çıkış kontak akımı,
5 A-250 V AC, 2 A-440 V ACF
Fiziksel Özellikler:
·
Cihaz ön paneli
144 x 144 mm’ dir.
·
Cihazın gövdesi kendini
söndürebilen özelliktedir.
·
Ağırlık, 1.45 – 1.6 kg
·
Pano delik ölçüleri,
138 x 138 mm
·
Pano saç kalınlığı,
12 mm
Besleme Gerilimleri:
·
120 V AC + / - 10 %
50 - 60 Hz
·
240 V AC + / - 10 %
50 - 60 Hz
·
415 V AC + / - 10 %
50 - 60 Hz
KOMPANZASYON İÇİN
GEREKLİ KONDANSATÖR GÜCÜ HESABI
Endüktif
karekterli bir empedans için çizilmiţ güç üçgeni
Q
AOC ‘de ; tg j 1 = ––––– è Q = P. tg j 1
P
Q-Qc
BOC ‘de ; tg j 2 = ––––– è Q - Qc = P. tg j 2
P
Q - ( Q - Qc ) = P. tg j 1- P. tg j 2 è Qc
= P. tg j 1 - P. tg j 2
Qc = Vc . Ic .Sin j c
j c = p / 2 è Qc = Vc . Ic è Ic = Vc / Xc è Xc = 1 / W.C
Qc = W . C .Vc ² ( VAr ) è P. tg j 1- P. tg j 2 = W . C .Vc ² è
P. tg j 1- P. tg j 2
C =
––––––––––––––––––– [ F ] ( Farad )
W . C .Vc ²
Tam kompanzasyon
P.tg j 2
Cos j 2 = 1 è j 2 = 0 è C = –––––––––– è Qc = P.tg j 2
W.Vc²
YÜK ANALİZİ
Yük analizinde
amaç, projelendirme aşamasında
tesiste kullanılacak olan
ve kompanze edilmesi
gereken yüklerin, güç
ve güç faktörü yönünden çok
iyi etüd edilmesidir. Projelendirmede yükleri
aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz;
1-PROSES
GÜÇLER:
Proses güçler, tesisin
üretimine direkt olarak
katkısı olan, her
türlü elektrik makinalarından oluşur. Bunlar, üretim
ile ilgili yüklerdir.
Örneğin; Coca
Cola fabrikasındaki şeker
silosu, dolum tesislerinin kompresörü, Tekstil fabrikasındaki dikiş makinaları, kesim
makinaları vb...
2-MEKANİK GÜÇLER:
Her tesiste bulunabilen
ve kullanıldığı tesislerde
aynı görevi üstlenen
elektrik motorlarından oluşur.
Örneğin; Isıtma
sistemlerinin kazanları, egzost
sistemleri, klimalar, hidroforlar
vb...
3-AYDINLATMA GÜCÜ: Tesiste kullanılan
aydınlatma armatürü ve
lambalara göre farklılık
gösterir. Bir tesiste yapılan
aydınlatma ( kompanze
edilecek yük açısından );
·
Fluoresan
lambalarla yapılan aydınlatma
·
Civa buharlı lambalarla
yapılan aydınlatma
·
Sodyum buharlı lambalarla
yapılan aydınlatma
·
Metal halide lambalarla
yapılan aydınlatma olarak
sınıflandırılabilir.
4-PRİZ
GÜCÜ: Çok amaçlı
kullanıma sunulan prizlerden
oluşur. Yük analizinde yükler,
güçlerine göre değil;
işletmedeki fonksiyonlarına göre
ayırt edilir. Böylece
daha doğru ve
fonksiyonel bir kompanzasyon yapılmış olur.
Yük sınıflarında bulunan makinaların güç
ve güç faktörü değerleri etiketlerinden, armatürlerin
değerleri kataloglarından alınarak
mevcut güç ve
güç faktörleri belirlenir.
Prizlerin güç faktörleri
ise ortalama 0.8
alınabilir.
İyi bir
kompanzasyon için ulaşılması
gereken Cosj değeri
0.95 olmalıdır.
Kompanzasyon için gerekli
kondansatör gücü tablosundan
mevcut Cosj1 değerinden
arzu edilen Cosj2 değerine
ulaşmak için ( tgj1-tgj2 ) fonksiyonuna karşılık düşen k
katsayısı alınarak, aktif
güç ile çarpılır
ve gerekli kondansatör
gücü hesaplanır.
ÖRNEK:
Aşağıdaki örnekte
yazılı rakamlar herhangi
bir uygulamada kullanılmayıp sadece kompanzasyon hesap
mantığının kavranması ve
kolay anlaşılması amacıyla
verilmiştir.
Q = ( tgj 1 – tgj 2 ) . P = k .
P
Proses güçler:
Makine
1 3 kW Cosj 1 = 0.84 Cosj 2 = 0.95 k
= 0.32 Q = 0.96 kVAr
Makine
2 4 kW Cosj 1 = 0.84 Cosj 2 = 0.95 k
= 0.32 Q = 1.28 kVAr
Makine
3 15 kW Cosj 1 = 0.86 Cosj 2 = 0.95 k
= 0.26 Q = 3.90 kVAr
Makine
4 45 kW Cosj 1 = 0.88 Cosj 2 = 0.95 k = 0.21 Q
= 9.45 kVAr
Makine
5 110 kW Cosj 1 = 0.88 Cosj 2 = 0.95 k = 0.21
Q = 23.10 kVAr
Toplam Proses
Gücü P : 177 kW Gerekli
Kondansatör Gücü Q :
38.69 kVAr
Mekanik güçler:
Makine
1 0.25 kW Cosj 1 = 0.70 Cosj 2 = 0.95 k = 0.69
Q = 0.1725 kVAr
Makine
2 0.55 kW Cosj 1 = 0.75 Cosj 2 = 0.95 k = 0.53
Q = 0.2915 kVAr
Makine
3 2.20 kW Cosj 1 = 0.83 Cosj 2 = 0.95 k = 0.32 Q = 0.7040 kVAr
Makine
4 5.50 kW Cosj 1 = 0.85 Cosj 2 = 0.95 k = 0.26 Q = 1.4300 kVAr
Makine
5 45.00 kW Cosj 1 = 0.88 Cosj 2 = 0.95 k = 0.21 Q = 9.4500 kVAr
Makine
6 90.00 kW Cosj 1 = 0.88
Cosj
2
= 0.95 k = 0.21 Q = 18.9000 kVAr
Makine
7 132.00 kW Cosj 1 = 0.88 Cosj 2 = 0.95 k =
0.21 Q = 27.7200 kVAr
Toplam Mekanik
Güç P : 275.5 kW Gerekli Kondansatör
Gücü Q : 58.668 kVAr
Aydınlatma gücü:
Fluo.armatür gücü
250 kW Cosj 1 = 0.45 Cosj 2 = 0.95 k = 1.65
Q = 412.5 kVAr
Civa buh.arm.gücü 170 kW Cosj 1 = 0.60
Cosj
2
= 0.95 k = 1.00 Q = 170.0 kVAr
Toplam Aydınlatma
Gücü P : 420 kW Gerekli
Kondansatör Gücü Q : 582.5 kVAr
Priz gücü:
Top.
priz gücü P = 80 kW Cosj 1 = 0.80 Cosj 2 = 0.95 k = 0.42
Q = 33.6 kVAr
Tesis Toplam
Gücü = 952.5 kW
Toplam Kondansatör Gücü = 713.458 kVAr
Ayrıca bu
tesisin 34.5 / 0.4 – 0.231 kV,
1000 kVA bir trafo
ile beslendiği düşünülürse;
Trafonun boşta
çalışma kayıplarını kompanze
etmek için sisteme
konması gereken sabit
kondansatör gücü 50 kVAr
olmalıdır.
Bu tesiste
gerekli kondansatör gücü,
yük analizi metodu
ile hesap edilmeyip,
ortalama Cosj 1 = 0.70, k = 0.69
alınarak hesap yapılmış
olsaydı;
Toplam Kondansatör
Gücü = 657.225 kVAr
bulunacaktı. Bu durumda
kompanzasyon yetersiz kalacak
ve işletme reaktif
enerji bedeli ödemek
zorunda bırakılacaktı. Fakat
yük analizi metodu
ile tesis için
optimum kompanzasyon yapılmaktadır.
Toplam kondansatör gücünü 770 kVAr
kabul edelim. 50 kVAr’ lık grup sabit olarak
seçildiğinden direkt olarak
trafonun sekonderine bağlanır.
Geriye kalan 720 kVAr
ise 7 kademeli reaktif güç
rölesi kullanılarak, 1-2-3-3-3-3-3-3 esasına göre 40-80-120-120-120-120-120 şeklinde
adımlandırılabilir.
KOMPANZASYON MALİYETİ :
Yukarıdaki örnek
için kompanzasyon maliyeti
hesaplanırken 1 kVAr güç
için 6.500.000 TL. baz
alınacaktır. Bu fiyata
kompanzasyon panosu, reaktif
güç kontrol rölesi,
kondansatör bataryası, kontaktör,
sigorta, pako şalter,
akım trafosu, farklı
kesitlerde kablolar, kablo
pabuçları, klemensler, sinyal
lambaları ve montaj
işçiliği dahildir.
Kompanzasyon Maliyeti = 770 ( kVAr ) x 6.500.000 ( TL ) =
5.005.000.000 TL.
Tesis Toplam
Gücü = 950 ( kW )
Günlük Çalışma Saati = 8 ( saat )
Haftalık Çalışma
Saati = 40 ( saat )
Aylık Çalışma
Saati = 160 ( saat )
Aylık Aktif
Enerji Tüketimi = 950 ( kW ) x
160 ( saat ) = 152.000 kWh
1
kWh = 17.000 TL.
Aylık
Aktif Enerji Tüketim Bedeli = 152.000 (kWh) x 17.000 (TL) = 2.584.000.000
TL.
Kompanzasyon
yapılmadığı taktirde Aylık Reaktif En. Tük.Bedeli = 2.584.000.000 TL.
( Kompanzasyon yapılmayan
durum için tüketilen
reaktif enerji, aktif
enerji tüketimine eşit
alındı. )
Kompanzasyon Sistemi’nin
kendini amorte etme
süresi = t ise;
Kompanzasyon Maliyeti + Aylık Aktif
Enerji Tüketim Bedeli
t =
–––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––
Aylık Aktif + Reaktif Enerji Tüketim
Bedeli
t = 5.005.000.000 TL +
2.584.000.000 TL. / 2.584.000.000 TL. + 2.584.000.000 TL.
t = 1.46 è 1.5 Ay
bulunur.